Nisan, 2008 için arşiv

sevgili borges

Posted in Kategorilenmemiş with tags , , , , , on Nisan 26, 2008 by ruzigar

“zaman beni sürükleyen bir nehir; ama nehir benim

beni parçalayan bir kaplan; ama kaplan benim

beni tüketen bir ateş; ama ateş benim

evren ne yazık ki gerçek

ben ne yazık ki borges’im”

*****

sevgili borges bu sana ilk mektubum, ama mektubu nereye göndereceğimi bilmiyorum.bilinen bir adresin yok elimde. elden teslim edeyim diyorum, o zaman da mektup ne kadar bende kalacak bilmiyorum.Arafta olabilir misin. bu çok önemli değil.önemli olan sana mektup yazıyor olmam. biliyor musun sevgili borges seni hiç okumadım. elimde Alef isminde bir öykü kitabın var. henüz okumadım. senin bir şiirin vardı Anlar isminde, herkes gibi bende çok sevmiştim o şiirini.İnsana durmadan ama hiç durmadan yaşama sevinci veriyor. bugün de Edebiyat Ortamı Dergisi’nde seninle ilgili bir tanıtım okudum. konferansların bantlardan çözülmüş ve kitaplaştırılmış, Şu Şiir İşçiliği adıyla. senin haberin yok. ilk müjdeyi ben vereyim dedim. en kısa zamanda alacağım kitabı. hatta diğer kitaplarını da tamamlayacağım. bu arada yazarlara ,şairlere kitap imzalatma gibi lükslerim yok bilesin. seni hiç okumadım Borges.benim için büyük kayıp mı acaba. ama hep farkındaydım büyüklüğünün. hatta senin hazırladığın Fantastik Edebiyat dizisini de biliyorum. neyse, günah çıkartıyormuşum gibi geldi ki beni yanlış anlama.geç kaldığıma seviniyorum. sakin, rahat, gençlik heyecanından uzak bir şekilde daha bilinçli okuyacağımı bilesin. lk kez bir yazara hatta büyük bir yazara mektup yazıyor olmanın acemiliğiyle, bitiriyorum mektubumu. selam ederim. mektubumu bizim yörenin önemli ve çok sevdiğim bir sanatçı olan orhan gencebayın bir şarkısında geçen şu dörtlükle bitiriyorum:

“sonsuzluğun sonu bugün

ayrılığın günü bugün

yaşanan en büyük derdin

yaşandığı gündür bugün”

bitmeyen nöbet

Posted in Kategorilenmemiş with tags on Nisan 22, 2008 by ruzigar

“Yaban ördekleri donmasın diye

Suya nöbetleşe kanat vururlar.”

***

ben neyin nöbetini tutmalıyım diye düşünüp duruyorum. bana kanat çırpan kim, ben kime kanat çırpmalıyım.

eğer donmuyorsam bana kanat çırpan birilerinin olduğunu düşünmek bile güzel.

çırpıyorum, çırpınıyorum senin için…

Posted in Kategorilenmemiş with tags on Nisan 21, 2008 by ruzigar

“içimizde her şeyi bilen birinin bulunduğunu bilmek ne

iyi” Hermann Hesse

hicret

Posted in Kategorilenmemiş on Nisan 19, 2008 by ruzigar

dünyanın dışında başka yerlerde hayat var mı diye düşünüp durmuyorum. galiba böyle bir sorunum yok. ama kendi yaşamımda hayat var mı diye sorup duruyorum. kime? kendime… evet böyle bir sorunum var galiba. Şair demiş ya; yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum.” şimdilik böyle sürsün bakalım. tecrite mi alayım kendimi, inzivaya mı çekileyim. yoksa hicret mi edeyim kendimden… üçüncüsü daha çekici geldi bana. hicret etmeliyim göç etmeliyim kendimden… ama kendime gelmek için. olur mu? n’olur olsun. dirilmek istiyorum Allah’ım…

mektup/ahmet güntan

Posted in Kategorilenmemiş with tags on Nisan 17, 2008 by ruzigar

gelip bana aşklardan söz ediyorlar

aşkların seçilen hatıralarından

mektup beklemenin uzayından bakıyorlar

kıskanmanın klasik huzurundan


bir isim bulamadım sana

sanatkar bir yaz daha geçti sevgilim

sıcaklar teorimin baş oyuncuları

besbelli inanıyorsun bir şeyler kaldığına

perdeyi daha kapatamadık sevgilim

bitmemiş biyografilerin tüccar akşamına


yazlar bitecek bana aşklardan bahsedecekler

her şey bitmiş gibi bir kışa başlayacaklar

bizse görmedik birbirimizi daha


sürece inanarak sevgilim

gelecek yaza da beraberiz

tarihte adını arayarak bir bünyenin

biten bir yazın teorisiyle sevgilim

“gözlerinden amansız bir hasretle öperim”

yaşamayı bileydim…

Posted in Kategorilenmemiş on Nisan 14, 2008 by ruzigar

“Şunu anladım ki yaşamanın her türlüsüyle, yazmanın her türlüsü arasında kapatılmaz bir uçurum uzanır…. Yaşayabilenler yaşar, yaşayamamanın acısını çekenler de bu acıyı yazarlar….”
W.Faulkner

****

acıya, yaşamaya, yazmaya, hüzne ve sevince merhaba…

yok kopamıyor insan bu hayattan.