buhurumeryem de nerden çıktı…

buhurumeryemi hatırlıyorum sene 2004′ten… çokta geçmemiş, sanki aradan uzun yıllar geçmiş gibi…buhurumeryem, lale müldürdür benim için… sonra bir mısra buldum mail adresimde…“masasında bir melek dahi yok kimsenin…” şimdi bu mısranın daha çok anlamı var benim için… benim meleklerim beni terk etmediniz di mi…bu mısrayı aradım bütün halinde bulamadım… ama karşıma ilginç şeyler çıktı… mesela lale müldürü okudum bolca… depresyon efendisi yazsısını okudum. önce bir kelime çıktı karşıma: akineton içtim diyor lale müldür… antidepresan ilaçların ağır olanlarındanmış meğer… lale müldür baudelaire, spleen’den bahsediyor.. bodler amcayı biliyorum tabii.. spleen; sıkıntı anlamına gelen şiiriymiş bodlerin… ece ayhanın “bir fotoğrafın arabı” şiirini tekrar okumama vesile oldu bu yazı… çünkü lale müldür yazısında ece ayhanın bu mısrasına atıfta bulunmuş: “gittiğim her yere götürdüğüm, gittiğim görünmeyen köpeğim” bu köpek ne ola ki..ilenç… depresyon… sonra edgar alan poe’nun kuzgunundan bir de sylvia plath lalesinden bahsediyor… sylvia plath laleler şirini buldum biraz önce okudum da…

lale müldür kısacık yazısında bana neler anlattı bir bilseniz… bir de şimdi auschwitz kampını öğrendim… alman toplama kampıymış desem anlaşılır herhalde…

son olarak billie holiday ismi geçiyor.. araştırıyorum hemen… ne biçim dünya burası aradığınız bulunamıyor demesini istiyorum oysa…

billie holiday önemli bir caz yorumcusuymuş… lale müldürün not aldığı mısralar ise kalp ağrısı…

“günaydın kalp acısı,
oturmayacak mısın?
beni en iyi tanıyan sensin.“

Yorum Yapın