anlat nazarım

üniversiteli yıllarımda bir tarihi roman furyası başlamıştı… ağırlıklı olarak çeviri romanlar… amin maolaf romanları, ramsesler, alamut kalesi, safiye sultanlar gibi… amin maolaf dışında hiçbirini okumadım. şükür ki amin maolaf havasını erken atlatıp bir daha bulaşmamıştım tarihi romanlara… fakat içlerinden yerli bir isim çok dikkati mi çekmişti… reha çamuroğlu… om yayınları ismail adında bir roman çıkarmıştı… tabii hem tarih eğitimi alıyorum hem de tarihi roman furyası alabildiğine artıyor… ismaile de uzak durmuştum doğal olarak… aradan kaç sene geçti 7-8 sene geçti galiba. ismaili yeni okudum. o dönemlerde iyi ki okumamışım diyorum kendi kendime… daha sağlıklı ve zevkle okudum şimdi… üstüne bir de son yeniçeriyi ekleyince tarihin tadına doyamadım. ismaile safevi gözüyle baktım. son yeniçeriyi de bektaşi ocağına girmiş gibi okudum. eyvallah erenler dedim. tabii roman kurgusu, edebi bir hava, ne kadar objektif gibi kısımların tartışmasına girmiyorum. reha çamuroğlu okunmalı…

Yorum Yapın