hayırlı olsun

Türk hikâye sanatının öncü isimlerinden Mustafa Kutlu, 2000 yılından bu yana, her eylül ayında bir kitap yayımlıyor. Bu kitaplar sırasıyla; Uzun Hikâye (2000), Beyhude Ömrüm (2001), Mavi Kuş (2002), Tufandan Önce (2003), Rüzgârlı Pazar (2004), Chef (2005), Menekşeli Mektup (2006) ve Kapıları Açmak (2007).

2008’in kitabı ise Huzursuz Bacak oldu.

Huzursuz Bacak, yazarın daha önce yayımlamış olduğu Sır (1. Basım 1990) adlı kitabındaki “Satılık Huzur” hikâyesinin ilk bir buçuk sayfası ile başlıyor. Yani bu hikâyedeki kahramana benzer birinin yıllar sonra memleketine dönmesiyle…

***

daha geniş bilgi için: tıkla

****

Ağır Misafir
Yakındı Üsküp ona, çok uzaktı Bomonti
Bir sürü örnek, bunun gibi.
Acıkmak tok tutar kimi insanı,
Bilirdi, kimde, imza yetkisi.

Öpmezdi, koklardı, dedem beni
İçine çekerdi, temiz hava gibi.
Ziyan olmayan emek, derdi bizlere
Emek neydi?

Bilirdi, ne geçer, bir elmanın aklından
Alınmak isterdi, düşmeden yere.
Aklı yoktu elmanın, bize kalırsa
Okulda öğretmişlerdi…

Yeterdi, artardı, normal süre
Namazdandı, dizindeki yamalar.
İkindi miydi, neydi, şimdi unuttum
Durmadan ağlıyordu kadınlar…

Koymazdı ölümü adam yerine…

***

Meryem hırkasız.
Meryem taraksız.
Ne sırtını sıvazlayan oldu, ne saçını ören, hem yetim hem öksüz…
Ah üzülme yine de. Rızkı Allah’tan gelir her yetim gibi Meryem’in
de. Allah varsa ne gam!
Sibel Eraslan, farklı dini kaynaklardaki bilgileri bir araya getirerek, bir biyografi kitabından ziyade edebi bir metin içinde Meryem’i aradı, anladı ve yazdı.

Yorum Yapın