bilmiyorum ki, bilmiyorum ki…

(002)kar düştü. bugün izin günümdü. erken kalkıp ders çalışayım dedim. saat dokuz gibi uyandım. annem kahvaltı hazırlamıştı. pazartesi günlerinin en güzel tarafı tadına vara vara yaptığım kahvaltılar… uzattıkça uzatasım gelir kahvaltıları.

uyandığımda ilk perdeleri açarım. birde ne göreyim. lapa lapa kar yağıyor… yok ben uyanmadım hala rüyadayım dedim önce… lan oğlum ne rüyası yağıyor işte yağıyor… yağmur kara dönüşmüş ruzigar hâra dönüşmüş…

yağan karı izleye izleye yaptım kahvaltımı… ama şaşkınlıkta yok değil. kasımın ilk günleri ve kar erken düştü… nasip…

********

annemi hastaneye götürdüm. oldum olası hastaneleri sevmem. hastanenin içindeki koku kötü eder beni… ilaç kokusu, hasta kokusu (nasıl bişise), hastanenin yemekhanesinden gelen yemek kokusu… işte kötü eder beni…

********

ne olacak dünyanın hali… korkuyla yaşıyoruz, iyice panikledik, elimiz ayağımız birbirine dolaşmaya başladı. kuş gribi çıktı ilkin, yazları kene vakası şimdi de domuz gribi… yeni yeni şeyler çıkıyor. felaket tellalları çoğalıyor habire… tabiat dengesini kaybetti, genleriyle oynuyoruz dünyanın ve bozuluyor gittikçe… her şey ama her şey bozuluyor… çünkü insan bozuldu.

*******

bir devasız derde düştüm

ah ki lokman bihaber

                 niyazi mısri

*********

 amaan biliyor musun aslında yazdıklarımı hiç ama hiç beğenmiyorum… bilmiyorum ki… bilmiyorum ki… bilmiyorum ki…

6 Yanıt “bilmiyorum ki, bilmiyorum ki…”

  1. 2mp Diyor ki:

    ben beğendim.. seviyorum bu yazılarını…
    dizeler çok hoşmuş…

  2. yok yok biliyorsun kesinlikle, ama beğenmiyorsun. o da olabiliyor..bence güzel :) bi de okuldaki gibi, öğrencilere olduğu gibi çalışanlara da kar tatili olsa arada bir..

    • ruzigar Diyor ki:

      kar tatili en sevdiğim tatillerdendir… burdan devletimize elif hanım için sesleniyoruz… çalışanlarada kar tatili istiyoruz..
      sevgiyle…

  3. Bilmukabele ZuliSun:P
    Kar erken mi düştü? Bizim oralara bu zamanlarda yağardı ben çocukken.. Yağar da yağardı.. Evin önündeki kapı kapanırdı, kar temizlerdik:) Kızaklarımız vardı dedemin yaptığı.. Balkan çocuğu olup da kızağı olmayan yoktur zaten:)
    Bir de şu “bozulmuşluk” olayı.. Bir yerden sonra saatim duruyor, “tik tak” yok.. “Tik tak tik tak, hadi Alice..” demiyor beyaz tavşan:) Bunca pisliğe battık, bana kalırsa bu saatten sonra çıkabilmek namümkün.. Hoş, eskiden de aynı sözleri ederlermiş: “Bundan kötüsü olabilmez” derlermiş ama beterin beteri oluyor şimdilerde.. Demek ki daha da beteri henüz gelmedi.. Kimler görür bilemem.. Hiç romantik olasım yok, durum neyse odur:) Budur hatta:)

    • ruzigar Diyor ki:

      balkanlardan iç anadoluya… yaşananlar… kuzine sobada patates közlemeleri…kızaklar, kar kürmeler…
      özellekle mahallenin kadınları sırf kaymayalım diye kül dökerlerdi.. bizde de çocuk inadı… benim bu konuyla ilgili yayımlanmış bir mütevazi bir denemem vardı.. :) göndereyim size…
      bozulmalar konusunda bil mukabele…

  4. Gönderin, okurum ve de yorum yaparım uzunca;)

Yorum Yapın