su kadar duru aslında anlatamadığın.

eski türk filmlerindeki lirik erkek karakterleri gibisin. yok benzetemedim… neyse boşver…

sen kimsin ki.. kim. baştan beri biliyordun aslında.

ama umut etmiştin hayal etmiştin.

neden olmasınlar. buyursunlar. olsunlar…

herşey çekiliyor senden.. bir bir dökülüyor elindeki çiçekler… mevsimler içine çekiliyor… sen üşüyorsun… sadece üşüyorsun… yalnız kalacaksın. unutacak seni. bak göreceksin. sana nostalji gözüyle bakacak. ve arayıp sormayacak bile. ne yaptın böyle… sen dinleyeceksin dinleyeceksin dinleyeceksin. bir kere de ben anlatayım dediğinde kimseyi bulamayacaksın. acıyı hak ettin diyeceksin kendine.

tabii öyle aniden uyanacaksın. mutfağa koşup bir bardak su içeceksin. saate bakacaksın. hala gece. ne olurdu sanki. güneş hemen yetişsede aydınlatsa şehri diyeceksin her gün… uzun gecelere tahammül edemeyeceksin. parmak uçlarına giren ağrılarla taşıyacaksın bu yükü. kas seğirmelerin hiç geçmeyecek. geçmeyecek içine düşen bu ukde… artık şarkılarda alacaksın soluğu… sözsüz müziklerde… içini sen dolduracaksın… arabesk değil bu diyeceksin… değil bu anlatamadığım diyeceksin. bekleyeceksin… bekleyeceksin bekleyeceksin…

beklemek yarım kalmış bir bardak su…

bekleyeceksin kalanını ikram etmek için.

su kadar duru aslında anlatamadığın.

3 Yanıt “su kadar duru aslında anlatamadığın.”

  1. su kadar duru ANLATMADIĞIN

  2. öyle olmaz inşallah.

  3. hayat ne tuhaf diyorum bu sıralar bolca
    tuhaf tuhaf tuhaf çokca tuhaf bu hayat işte…

Yorum Yapın