göz izi için arşiv

ŞAŞAKALANLARA GÖZ DEĞMEZ

Posted in Kategorilenmemiş with tags , on Haziran 18, 2008 by ruzigar

A benim bahtı yârim/Padişah tahtı yârim
Yüzünde göz izi var/Sana kim bahtı yârim

Eşyaya, varlığa, kaleme ve söze iz koymak… Neyin izini?

Gözün izini…

Göz, bakmak ve görmek arasında gidip gelir.

İnsan, şaşmak, şaşırmak, şaşakalmak durumlarından hangisini seçmeli? Seçim yapmak için seçmen olmak lazım. Seçmen olmanın da şartları vardır. Birini seçtim diye durmak, ileri gitmemek, yerinde saymakta, seçmenin yapacağı iş değildir.

Önce, kâbusla başlıyor sözüne Dücane Cündioğlu. Etraftaki insanların başıboşluğunu mutluluk ve huzur gibi gösteren bir bakış var, yazara sunulan. Onlar okumuyor, düşünmüyor, sorgulamıyor. Bu durum mutluluğun işareti sanki… Peki, yazar ve rüyasındaki arkadaşı ne yapıyor: düşünüyorlar, sorguluyorlar, hakikatin ve irfanın peşine düşüyorlar. Bilginin izini sürüyorlar. Bilginin izini sürmek onlara mutluluk vermiyor. Tam tersine, huzursuzluk ve hüzün veriyor. Bilmek, farkına varmak acı veriyor.

“bilmek. bu da ürkütüyor. gene de biliyorum:
kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda”
mısrası dilime takılıyor. Sanki Dücane Cündioğlu bu mısranın peşine takılan bir seyyah olmuşta, gözüne değen izleri bize gösteriyor. Bilmek niye ürkütür insanı, sorumluluk verdiğinden dolayı mı? Yağmur nedir? Bilgi midir? Yara nedir? Bilginin, irfanın açtığı sonsuz duygu… Çocuk kimdir? Bilginin bilincine erişen saf bakış.

Peki, kâbus nasıl bitiyor. Yazar da o mutlu(!) halkın arasına girmek için yerinden kalkmaya yelteniyor ama bir el yazarı omzuna basıp yerine oturtuyor. O el kimin eli? Yazar da göremiyor. Fakat tahmin ettiğimiz, görmesek de hissettiğimiz o el, tefekkürü, ilmi, irfanı, erdemi bize yol gösterici olarak sunan el.

Bilgi bu dünyada bizi huzursuz edecek belki de. Olsun. Şaşakalan insan durumunu yani hayretini bilinçli kabul etmiştir. Huzursuzluk gibi görünse de mutluluk şaşkınlığın ve huzursuzluğun içinde galiba.

“…dalmadıkça düşünür, şaşakalmadıkça sanatçı olunamaz. Siyaset ve ticaretin tam da aksine, düşüncenin sermayesi dalgınlık, sanatın sermayesi ise şaşkınlıktır”. Sayfa/12

ruzigar güzellemesi

Posted in Kategorilenmemiş with tags , , , , , , on Haziran 2, 2008 by ruzigar

dün mecid mecidinin “Cennetin Rengi” filmini izledim. Aslında filmin orjinal adı “Allah’ın Boyası(rengi)”… Mecid Mecidi’nin izlediğim dördüncü filmi… cennetin rengi müthiş bir metafizik yoğunluğu içeriyor…. karanlık bir görüntüyle filme giriş var… filmin sonun da ise çocuk babasının kucağında cansız duruyor ve çocuğun önce eline sonra parmağına doğru uzanan sonsuz bir ışığın belirmesi… bu görüntüyü ancak gerçek bir ruh sahibi verebilir… gözü görmeyen muhammedin ninesine düşkünlüğü, ninenin yüzündeki o kadim erdem duruşu, sonra muhammedin suyu, çiçeği, toprağı, başağı parmaklarıyla okuması, kuş seslerini alfabeye dökmesi ve rüzgarı yakalamak istemesi…

Muhammed, Allah’ı arıyordu. Peki marangoza ağlayarak içini dökmesi sırasında, yüreğimin ve gözlerimin titretmesine ne demeli:  ‘Öğretmenimiz, Allah’ın, göremedikleri için körleri daha çok sevdiğini söylüyor, ama ben de ona eğer öyle olsaydı o’nu göremeyelim diye bizi kör yapmazdı dedim. O da bana “Allah görünmezdir. O her yerdedir. Onu hissedebilirsin. Onu parmak uçlarıyla görebilirsin” dedi. Şimdi ellerim O’na dokunacağı güne kadar her yerde Allah’a uzanacağım ve ona her şeyi anlatacağım, kalbimdeki tüm sırları bile.’

marangoz’da öğretmeniniz doğru söylüyor demesi… mecid mecidi yine doğunun bereketine o kadar çok önem vermiş ki, su sesi, yağmur, kuş cıvıltısı eksiksiz var. iyi ki olmuş.. görselliğe ise bir yorum yazmıyorum. insan akıp gidiyor…

filmden etkilendiğim yerleri aklıma geldikçe yazacağım. 1999 yıllarda gösterime giren bir filmi 2008′lerde izlemek nasıl bir duygu bilmiyorum… herşeye geç kalıyorum… geç kalmak mı kaderim…

********

bugün istanbuldan sipariş ettiğim kitaplarım geldi:

yerçekim bilgisi: Hakan Şarkdemir

göz izi: Dücane Cündioğlu

daireye dair: Dücane Cündioğlu

bu ömür iki parantez arasında aramakla geçeceğe benziyor… dairenin dışına çıkmak gerekli…